ADALET VE BAKANI!
Stratejiler

ADALET VE BAKANI!

Her Cuma dinlediğimiz emir:

“Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. (Nahl, 16/90)”

Atama ve görevlendirmeler için: “Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!..

Doğrusu Allah, işitendir, görendir. (Nisa, 4/58)”

Rabbimiz CC. Kendisi için şahit tuttuğu meleklerin dahi adaletle şahitlik ettiğini beyan ediyor. Düşünebiliyor musunuz? “Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O´ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hâkim olan O´ndan başka ilah yoktur. (Al-i İmran, 3/18)”

Liyakat, ehliyet, devlet ve millete sadakat, çalışkanlık vb. gibi nitelikler aramadan yaptığımız adaletsiz atamaları da ifâde etmiyor mu acaba bu ayet-i kerime? “Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun.

(Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa, 4/135)”

“Devlet malı, yetim malı..” diyen ecdâdımızın hassâsiyeti bu ayet-i kerimede ifâde edilmiş olabilir mi? “Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın. Hiçbir nefse, gücünün kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun. Allah´ın ahdine vefa gösterin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz. (Enam, 6/152)”

Adaletten sapanlar, kimlerle bir tutuluyor? Bakınız.. “Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele. (Al-i İmran, 3/21)”

Gülümüz SAV. adaletle ilgili o kadar çok uyarıda bulunmuş ki…

“Her hak sahibine hakkını ver.”

“(Herhangi bir konuda) hakemlik yaptığınız zaman adil olun.” “Devlet otoritesi en büyük hamidir(koruyucudur). Haksızlıklarla onun vasıtasıyla (yani hukuk yoluyla) mücadele edilir ve onun vasıtasıyla (tehlikelerden) korunulur. Şayet bu otoriteyi kullananlar, Allah’tan sakınmayı emreder ve adaletle

hükmederlerse bu yaptıklarından sevap kazanırlar. Bunun aksine davranırlarsa (vebalini) çekerler.”

“Devletin dini adalettir.” diyor İmam Ali Kv.

“Adalet mülkün temelidir.” diyor Hz. Ömer Ra.

“Ülkeler kılıçla alınır, ancak adaletle korunur.” diyor Emir Timur.

“İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.” diyor V. Hugo.

“Adaletin olmadığı yerde ahlâk da yoktur.” diyor Montaigne…

Ülkemizde adaletin çivisi maâlesef uzun yıllardır çıkmış durumda. Siyâsî tarafgirlik ve şahsî menfaatler her yerde Millî menfaatlerin önüne geçiyor.

Düşünün 28 Şubat Süreci’nde medya ve adliye eliyle darbe yaptılar. Silahlı Kuvvetlerdeki unsurları sâdece katkı sağladı. Dönemin Adalet Bakanı M. Moğoltay’ın kadrolaşma ile ilgili açıklamaları hâlen kulaklarımızdadır.

2000’li yıllarda hukuk cinayetleri tam bir zulümdür. Düşünün kapatılan dosyaları… Öldürülen mühendislerin dosyalarına ne oldu? Merhum Yazıcıoğlu Dosyası? 17- 25 Aralık Süreci… Ergenekon Mahkemeleri…

Adaletle zulüm bitişiktir. Aralarında boşluk yoktur. Zulüm adaletle biter, adaletin bittiği yerde de zulüm başlar.

Geliyoruz yeni atanan Adalet Bakanı’na…

Hangi tarihlerde hangi görevleri yaptı?

Başbakan Yardımcısı , 06 Temmuz 2011-25 Aralık 2013

Adalet Bakanı, 25 Aralık 2013-06 Mart 2015

Adalet Bakanı, 24 Kasım 2015-19 Temmuz 2017

Başbakan Yardımcısı , 19 Temmuz 2017-09 Temmuz 2018

Adalet Bakanı, 29 Ocak 2022-Günümüz

Sayın Bakanın 2011 ve 2012’de FETÖ Terör Örgütü lehine maâlesef beyanları vardır. 2017’de de konu sorulduğunda “O zaman FETÖ mü vardı?” demişler…

Yok muydu Sayın Bakan?

Hâlen Emniyet ardışık arama vd. soruşturma yöntemleri ile 2012 yılındaki ardışık aramalara dahî haklı olarak işlem yapıyor. Sayın Bakan 2011, 2012’de Başbakanlıkta çaycı değildi, Başbakan Yardımcısı idi. Mâlumları FETÖ Terör Örgütü de mafya gibi çalışır. Geçmişteki adamları, yandaşları, kullandıkları, müzâhir kişiler vb. herkesi tanır, bilir. Güçlü ve zayıf taraflarına vâkıftır. Öncelikle geçmişte kullandığı kişiler istisnalar hariç onun ağındadır. FETÖ iffetsiz, yalancı ve müfterîdir. Dolayısı ile geçmişte kullandıkları kendileri için kolay hedeflerdir.

Sayın Bakanın 15 Temmuz Gecesi meclis konuşmasını hatırlatıyor herkes… 15 Temmuz’da dönen birçok FETÖ mensubu TSK personeli vd. devlet memurları var. Mesela o gece FETÖ’cü Tugay Komutanına itaat etmeyen Tabur Komutanları var. Bunların bir kısmı hapiste, bir kısmı da atıldı. Bu kararlılık doğrudur. Kendiniz için risk alırsınız. Ancak devlet için risk alamazsınız.

Bakan atamasından sonra sosyal medyaya bakıyorum.

Adam yazmış ya da konuşuyor. “Bakan atanınca kudurdular!” Kim kuduranlar?

“Muhalefet.. FETÖ’cüler…” diyor…

Siz FETÖ’cülere ne bakıyorsunuz? Onlar sosyal aldatmayı hâlâ en iyi becerenler değil mi? Bizim için onların ve yandaşlarının tepkisi bir tutamak olabilir mi? Binbir numara çekiyorlar, algı oluşturuyorlar ve maâlesef toplum olarak hepsini de yiyoruz. Muhalefet mi? Onların işi zaten başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümeti hatta devleti yıpratmak… Neden malzeme veriyorsunuz?

Ülkede Adalet Bakanlığı yapacak adam yok mudur?

15 Temmuz’dan bir gün öncesine kadar FETÖ aleyhinde adaletin tesisi için kaç hâkim-savcı işlem yaptı, yapabildi? Allah aşkına!… Kaç İçişleri personeli jandarması, polisi işlem yapabildi?

Dönemin genel Kurmay Başkanı İlker BAĞBUĞ Paşam ne diyor bangır bangır. “Dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan yapayalnız mücâdele etti, ediyor…”

Biz tarafız.

Elbette ideolojik ve siyâsî taraftarlığımız var. Biz de Cumhur İttifâkı’nı ve Cumhurbaşkanımızı destekliyoruz. Elbette Millî meselelerdeki genel duruşlarının arkasındayız…

Bağışlayın ama önceliğimiz de var bizim.

Bizim Millî menfaatler, Millî Devlet, Milletimize sadâkat, Devletimizin bekâsı gibi hassâsiyetlerimiz var.

Şahsınız için hangi riski alırsanız alın. Ancak devlet ve millet söz konusu ise risk alamazsınız. Millî menfaatler, siyâsî pazarlık konusu olamaz…

Aklıma geldi, 15 Temmuz Öncesi FETÖ’ye dönük çok ciddi soruşturma dosyası hazırlayan İzmir’de bir savcımız vardı. Nerededir acaba?.. Hâlen adalet mekanizması içinde FETÖ Borsası’ndan söz ediliyor, FETÖ’cü hâkim ve savcıların varlığından, bunların FETÖ Davalarını bir şekilde sulandırdığından, mecrâ’ından çıkardıklarından söz ediliyor. Bu konularda yeni ancak vazgeçilemeyen, çok engin tecrübeli Adalet Bakanı neler yapacak? “Adalet mülkün temelidir.” Geçmişin zafiyetlerinden ders alacaklar mı? Merakla bekliyoruz. Kendisine yazımızın başındaki ayet-i kerîmeleri okumasını öneririz. Biz o büyük mahkeme-i kübrâ’dan korktuğumuz için bu yazıyı kaleme aldık.

Gözü kapalı tasdikçiler, gözü kapalı muhalefet… Düşünüp idrâk etmekte zorlanan, sorumluluk almaktan kaçan kolaycılar… Klavye kahramanı sahtekârlar…

Pelikan Kuşları, Sorosçular… İşbirlikçiler… 

Adınız her kimse…

Bizim önceliğimiz devlet ve milletimizin âlî menfaatleridir. Biliniz istedim. Bizi kaba tafargirliğinizle uyuşturmanıza fırsat vermeyeceğiz. Doğru bildiğimizi Mahkeme-i Kübrâ’dan korktuğumuz için dâima söyleyeceğiz.

Strateji ve Yönetim Uzmanı

Emekli Yarbay Halil MERT

turkbirligi.com.tr Kurucusu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.